Cevapla 3 mesaj 1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
Proton alım ve satımında yol gösterici örnek bir makale
  • Kullanıcı avatarı
    Admin
    Admin
    Admin
    Mesajlar: 2103
    Kayıt: 31 Mar 2011 18:02
    İsim Soyisim: Aynadim
    Yasınız: 30
    Arac: 98 Wira Saloon
    Meslek: Muallim
    kan grubu: B Rh +
    Memleket: .
    İletişim:

    Proton alım ve satımında yol gösterici örnek bir makale

    gönderen Admin » 23 Kas 2014 00:27

    donanımhaber sitesinden alıntıdır..
    Proton alınbırmı-satılırmı üzerine güzel bir analiz..



    Konunun genelinde kullanıcıların yoğun olarak dikkat çektiği dört konu var.
    1) Parçaları pahalı mı ve bulunması zor mu yada parçaları bulunuyor mu?
    2) Çok sorun çıkarır mı?
    3) Ne kadar yakar?
    4) Satması zor mu?
    Aslında bu sorular genelde hemen her otomobil için soruluyor ama Proton için cevaplayim. Detaylı yazıcam vakti olanlar okusun, epeyce bilgi sahibi olurlar. Yazacaklarım genel olarak otomobilden yada tamirden ve sanayi ortamından az yada hiç bilgisi olmayanlara yöneliktir.

    1) Bir otomobilin parçalarının pahalı olup olmaması sizin bütçenize göre değişir, sonuçta pahalılık değişken bir kavram. Bir otomobilin parçasının pahalı olup olmaması aracın değerine göre ve birebir rakiplerinin yedek parça fiyatlarına göre kıyaslanmalıdır. Buradan hareketle siz bu Proton'un parça fiyatlarını yerli olarak üretilmiş olan üretimi çoktan bitmiş Tofaş kuş serisi, Ford Taunus, ve Renault 9 gibi otomobillerinkiyle kıyaslarsanız Proton'un parçalarının çok pahalı olduğu sonucuna varırsınız. Sizin bütçeniz üretimi durmuş yerli arabaların yedek parça fiyatlarını kaldırıyorsa zaten o otomobillere binin. Çünkü hem parçaları gerçekten ucuzdur, hemde gerek olduğunda alacağınız parçanın a) Orjinal, b) Üreticisinin kutusunda orjinalle aynı olan (Kuş serisinin orjinal parçalarının Opar kutusunda satıldığını biliyoruz ama ateşleme bobini alacağımız zaman Opar kutusundan Mako çıkar, Mako'nun kendi kutusunda olanda Opar kutusundakiyle aynı kalitedir) c) 1. kalite onaysız üretici, d) Kalitesinin ne olduğu belirsiz Çin malı vs olan parçalar olmak üzere bir dolu alternatifiniz olur yani ucuzunda ucuzunu alabilirsiniz.
    Ancak iş ithal otomoıbillere gelince değişir. Eğer bu otomobil piyasada çok fazla yoksa ve eski model olup üretimi durmuşsa, artı üretimi duralı 10 yıldan fazla olmuşsa siz zaten o otomobilin birçok parçasını orjinal olarak bulamazsınız yada çok zor ve araca takmaya değmeyecek derecede pahalıya bulursunuz. Orjinale üretim yapan parça üreticisinin kendi kutusunda ve kendi markası altında sattığı parçayı bulma ihtimal ve koşullarınızda az önce yazdığım orjinal parçayla aynıdır. Geriye çoğunlukla onaysız orada burada merdiven altı yada Çin malı olarak taklit şekilde üretilmiş parçalar kalır. Bu parçaları takarsınız aracınız çalışır yada yürür ama o parça ne kadar dayanıklıdır ve size ne kadar hizmet eder, yada orjinal parçanın yerini ne kadar tutar ve onunla beraber çalışan diğer parçalar ne kadar sağlıklı çalışır orası tam bir bilinmezdir. Artı bu taklit parçalara orjinal parçalarının pahalı yada bulunmaması sebebiyle piyasada orayı burayı arayıp tarayıp zar zor ve hakettiğinden çok daha yüksek bedeller ödeyerek sahip olursunuz.
    Şimdi Proton'un üretimi durmuş olan yani Jet-Pa tarafından ithal edilmiş olan 2000 yılı öncesi otomobillerin tamamı en son yazdığım sınıfa giriyor.
    Daha da ötesi Proton'un 2000 yılı öncesi modellerinin bazı parçalarını çıkma olarak bulmak zorundasınız, çünkü taklit üretim bile olsa yenisi yok yada çok pahalı. Örneğin gerek olurda bir stop lambası, ön yada arka kapı, airbag, topido vs gibi parçaları ararsanız çok zorlanırsınız. 416'nın ön kapısına çıkma olarak 1200 TL istiyorlar. Şimdi piyasası 10.000 TL ve altı olan bir araba için çok büyük bir rakam.
    Motor parçası olarak buji, hava filtresi, yağ filtresi vs gibi sarf malzemeleri açısından sorun yaşamazsınız. Ancak olurda bir rektifiye gerekirse, pistonların, kolların, yatakların, segmanların yenisini dünyada kendini kanıtlamış markaların ürünleri olarak yada ucuz Çin malı olarak makul fiyatlara bulmanız mümkün ancak, krank gerek olursa çıkmadan başka şansınız yok ve çıkmasının insafına kaldınız demektir. Yada araca hararet yaptırırsanız ve neticesinde rektifiye yaptırmanız gerekirse bu defa silindir üst kapağına da ihtiyacınız olacaktır ve yine yenisini hiçbir şekilde bulma şansınız yok ve çıkmacının insafına kaldınız demektir. Alacağınız çıkma parçanın ne kadar sağlıklı olacağı ve size ne kadar hizmet edeceğiyse tam bir bilinmezdir. Bu nedenle motoru düzen tutmayan ve dört kez tekrardan motor açtıran ve toplatan biliyorum. Proton'un bahsini ettiğim 2000 model altındakilerde parça sıkıntısı öyle bir hal alıyor ki, yetkili servisler piyasadan yorgun araçları bile satın alıp parçalayıp satıyorlar. Zaten 2 kapı bir de üst kapak sattımı arabanın parası çıkıyor gerisi komple kar.

    2) Çok sorun çıkarıp, çıkarmayacağı konusuna gelirsek; bu durumda Proton'un 400, 300 yada 200 serisi gibi 10 yaşını çoktan geçmiş, düzenli yetkili servis kaydı bulunmadığından toplamda yaptığı kilometreden emin olamayacağınız (göstergeye aldanmayın), veya geçmişte yapılan işlemleri detaylı olarak bilemeyeceğiniz bir otomobilde arabanın sorun çıkarıp çıkarmayacağından emin olmanız mümkün değildir. Siz alırken kontrol edersiniz ama arabanın elektrik sisteminden bir parça örneğin bir sensör yada kontrol ünitesi arıza verir.
    Proton Mitsubishi tabanlı bir otomobil olduğundan çok arıza veren bir otomobil değildir. Ancak daha önceki sahibi yada sahipleri ne kadar iyi bakmış, parçaları çıkma, orjinal, taklit vs gibi ne kullanmış, bir arızası olduğunda olması gerektiği gibi onarmış mı yoksa uydurma ittir kaktır çözümler üreterek mi tamir etmiş bunların hepsi önemlidir.
    Genelde eski arabalara binenler düşük bütçeleri nedeniyle satın aldıklarından bir arıza durumunda da aracın kullanımını etkilemiyorsa (sinyal kırılması gibi) yada az etkiliyorsa genelde tamir ettirmeyip öylece kullanmaya devam etme yolunu seçerler. Yaptırılması gereken bir sıkıntı doğduğunda da olması gerektiği gibi onarım yaptırmak yerine en ucuz şekilde mümkünse geçici çözümlerle yola devam etmeyi seçerler. Bunun iki nedenni vardır birincisi maddi imkansızlıktır ikinci ve daha yaygın olanıysa eski arabaya binenlerin genelde arabanın arızalarını olması gerektiği gibi yaptırıp para harcamak yerine (hele de parçalar zor bulunuyorsa yada pahalıysa) parayı bir kenarda tutup arabayı satıp üzerine ekleyerek daha yeni model bir araba almalarıdır. Böylece kendi yaptırması gereken sıkıntılar arabanın bir yada iki sonraki sahibinde daha büyük olarak karşına çıkar.
    Bu nedenle aldığınız 10 yaşından büyük bir otomobilin size ne kadar sorun çıkaracağı arabanın kendisinden çok daha önceki sahipleriyle ve parça fiyatlarıyla alakalıdır.
    Bunlara ek olarak otomatik vitesli eski araçlar vites kutusundan sorun çıkarmaya meyillidir. Düz viteslerde herhangi bir sorun yaşanmazken yada yaşansa bile sorun kullanıcıyı fazla zorlamayacak şekilde uygun fiyatlara halledilebilirken iş otomatik vitese gelince değişir. Otomatik şanzuman manuele göre çok daha fazla parçaya sahiptir ve yapı olarak çok daha karmaşıktır. Ayrıca belirli zamanlarda içindeki bazı parçaların yanilenmesi gerekir. Otomatik viteste sorun çıkaran parçalar genelde vites kutusu içindeki balatalardır yada tork konvertörüdür. Otomatik vites kutusunun açılıp küçük çaplı bir tamirat bile size nerden baksanız 3.000 TL'ye mal olacaktır, sonrasında da içerdeki bir çok parçayı değiştirmemeniz durumunda şanzumanınızdan tam verim almanız pek mümkün değildir. Bu nedenle genelde otomatik vites sistemi arıza yaptığında arabanın manuel vitese dönüştürülmesi yolu izlenir ancak bu işlemde size çıkma olarak bir düz şanzuman en az 1.500 TL, vites koluydu, volanıydı baskı balatasıydı, yağıydı, işçiliğiydi derken yine 3.000 TL ve fazlasına mal olur. Eğer düz vitesli versiyonla, otomatik vitesli versiyonun aksları farklıysa bu rakam daha yukarı çıkar.

    3) Eski bir otomobilin ne kadar yakacağı arabanın bizzat kendisinden çok ne kadar sağlıklı olduğuyla alakalıdır. Yani aynı arabanın sağlıklısı 100 kilometrede 8 litre yakarken aynı kullanım şartlarında sağlıksız olanı 12 litre ve daha fazla yakabilir. Ömrünü tamamlamış ve olması gerektiği gibi çalışmayan hava akışmetre yada lambda sensörü tüketilen yakıt miktarını %50 den fazla yukarı çekebilir.
    Proton'a gelirsek 415 yada 416 modelleri piyasada aynı hacme sahip Japon arabaları ne kadar yakıyorsa o kadar yakar ve size bir sürpriz yaşatmaz. Otomatik vitesli versiyonlar eski teknoloji ve 4 ileri olması sebebiyle düz vitesli versiyonlara aynı kullanım şartlarında %30 oranında fazla yakar.

    4) Satmanın zor olup olmaması da yine göreceli bir kavramdır. Yerli bir arabaya göre satması daha zordur. Yine kendinden daha pahalı bir Japon arabasına göre satması yine daha zordur. Ancak burada şöyle bir durum var, o da cebinde 10.000 TL ve altında parası olan kullanıcı ne alırsa alsın eski ve ekonomik ömrünü büyük ölçüde tamamlamış bir araba alacaktır. Eğer ki sahibi olunan Proton masraflı değilse, acil yapılması gereken işleri yoksa ve kasa olarak düzgün duruyorsa bir şekilde satılır. 10.000'e değilde en kötü 9.000'e satılır ama sonuçta satılır.
    Kullanıcıların sıkıntı yaşadığı nokta hem arabayı binip eskitmeleri hemde, aldıkları paraya yada üzerine kar ederek satmak istemelerindendir. Kullanıcı arabayı aldığı fiyatın altına satması durumunda ise zarar ettiğini düşünmektedir ki bu tamamen yanlış bir düşüncedir. Sonuçta otomobili kullanmak için alıyorsunuz ve kullanıp eskitiyorsunuz. Araba siz satarken gerek yaş olarak gerekse de kullanım olarak daha eski bir otomobil oluyor ve alış fiyatınızla satış fiyatınız arasındaki eksi fark sizin kullanım payınız yani zararınız değil. Tabii bununda bir oranı var, siz arabaya kullanımınıza göre çok masraf etmek durumunda kaldıysanız yani araç size çok sorun çıkardıysa o zaman durum değişir. Eğer ki bir araba size çok sorun çıkarıyorsa yada arabayı aldıktan kısa bir zaman sonra ciddi ölçüde büyük bir masrafla karşı karşıya kalırsanız, eğer ki otomobil tamirinden çok iyi anlamıyorsanız yada sanayide çok eskiden beri tanıdığınız arkadaşlarınız yoksa o arabayı onarmadan zararı göze alıp satmanızı tavsiye ederim. Çünkü genelde böyle durumlarda bir sorunu daha sonra başka sorun izler.
  • Kullanıcı avatarı
    Gültekin
    Kıdemli Protoncu
    Mesajlar: 770
    Kayıt: 08 Ağu 2012 23:20
    İsim Soyisim: Gültekin Gurzan
    Yasınız: 40
    Arac: 415 Otomatik
    Meslek: Serbest
    kan grubu: B Rh+
    Memleket: İstanbul

    Re: Proton alım ve satımında yol gösterici örnek bir makale

    gönderen Gültekin » 23 Kas 2014 17:49

    Eski otomobile binenler zaten bu riskleri bilerek alıyorlar.
    27 aydır kullandığım Proty'me 5000 Liranın üzerinde masraf yaptım.
    Yapılana değdiğini düşünerek, ve Rabbim ömür verirse, uzun yıllar kullanmak için bu masrafları yaptım.
    Aracımdan memnunum çok şükür. Hâlâ paraya acımam, en ufak sıkıntıda gerekeni yaparım

    Bundan önceki arabam 93 model Uno 60S aracımı 3750 Liraya alıp, 4000 Liraya yakın masraf etmiştim.
    5000 Liraya zor sattım. Acırım da ona acırım. :(
    "Bir gül" dedi bülbül güle, gül gülmedi gitti,
    Gül bülbüle, bülbül güle yâr olmadı gitti…

  • Kullanıcı avatarı
    prademisyen
    Sessiz
    Sessiz
    Mesajlar: 59
    Kayıt: 31 Mar 2012 20:32
    İsim Soyisim: serdar akgün
    Yasınız: 37
    Arac: proton gen 2 facelift mediumline
    Meslek: uzman
    Memleket: malatya

    Re: Proton alım ve satımında yol gösterici örnek bir makale

    gönderen prademisyen » 27 Kas 2014 14:54

    Çok iyi bir çalışma olmuş. Paylaşım için teşekkürler.
    Proton'la iyi hisset. Feel good with Proton.
Cevapla 3 mesaj 1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir